Yeni Nesil Diskler Neden Daha Hızlı Bozulur? Veri Yoğunluğu ve Riskler
Geçtiğimiz günlerde laboratuvarımızda 2 GB kapasiteli eski bir Seagate hard disk üzerinde veri kurtarma çalışması yaptık. Disk plakasının belirli bir bölgesinde gözle görülebilir yüzey hasarları vardı. Donör kafa değişiminin ardından diski PC-3000 cihazına bağlayıp okuma işlemine başladık.
Okuma sürecinde disk defalarca güç kesti ve kendini resetledi. Ancak eski nesil donanımın sağladığı tolerans sayesinde cihaz her defasında yeniden "Ready" (Hazır) konumuna geçebildi. Hasarlı sektörleri sabırla (belki 100’den fazla kez) tekrar tekrar okumaya çalışarak ihtiyaç duyulan 1,5 MB’lık verinin tamamını imaj almayı başardık.
Bu vaka, veri kurtarma sektöründe uzun zamandır karşılaştığımız bir gerçeği tekrar öne çıkardı: Eski diskler mekanik olarak çok daha dirençliyken, yeni nesil diskler fiziksel hasarlara karşı son derece hassas.
Peki modern diskler neden daha hızlı bozuluyor ve bir yüzey çizildiğinde neden veri kurtarmak zorlaşıyor?
1. Aşırı Artan Veri Yoğunluğu (Areal Density)
Eski nesil disklerde kapasite megabayt veya birkaç gigabayt seviyesindeydi. Bu durum, verinin plaka üzerine son derece gevşek ve geniş alanlar kaplayacak şekilde yazılması anlamına geliyordu. Plaka üzerinde mikro düzeyde bir çizik oluştuğunda, bu çizik çok az sayıda sektörü etkiliyordu.
Günümüz disklerinde ise aynı fiziksel boyuttaki (3.5 veya 2.5 inç) plakalara terabaytlarca veri sığdırılıyor. Veri yoğunluğunun bu derece artması, bir sektörün plaka üzerinde kapladığı alanı gözle görülemeyecek boyutlara indirdi.
Sonuç: Yeni nesil bir diskte plaka üzerindeki iğne ucu kadar küçük bir çizik dahi milyonlarca sektörün (gigabaytlarca verinin) bir anda yok olmasına neden olabiliyor.
2. Nanometre Seviyesine İnen Kafa Uçuş Mesafesi (Flying Height)
Hard disklerde okuyucu/yazıcı kafalar plaka yüzeyine doğrudan temas etmez. Plakanın dönmesiyle oluşan hava akımının üzerinde, çok küçük bir mesafede "uçarak" okuma yapar.
-
Eski Disklerde: Kafa uçuş mesafesi günümüz standartlarına göre nispeten yüksekti. Yüzeyde ufak bir pürüz veya çizik olduğunda, kafa bu engelin üstünden çarpışma yaşamadan geçebiliyordu.
-
Yeni Disklerde: Veri yoğunluğunu okuyabilmek için kafanın plakaya hemen hemen değecek kadar yakın durması gerekir. Bu mesafe nanometre (metrenin milyarda biri) seviyelerindedir.
Yeni nesil bir diskte yüzeyde ufak bir deformasyon oluştuğunda, okuyucu kafa bu engele doğrudan çarpar (head crash). Çarpan kafa hem kendisini bozar hem de plaka yüzeyini daha fazla çizerek veriyi tamamen siler.
3. Hassas Firmware Mimarisinin Diski Kilitlemesi
Eski disklerin mikrokod (firmware) yapıları oldukça sadedir. Disk bir hatayla karşılaştığında veya güç kestiğinde, donanımsal bir engel yoksa tekrar başlatılıp okumaya zorlanabilir.
Yeni nesil disklerde ise yazılımsal güvenlik mekanizmaları çok daha sıkıdır. Disk, plaka yüzeyinde okuma hatası almaya başladığı an mekanik hasarı önlemek için kendini korumaya alır:
-
Sürekli dahili arka plan işlemlerine (Background Operations) girer.
-
Okuma/yazma kafasını güvenli bölgeye çekip diski "Busy" (Meşgul) konumunda kilitler.
-
Cihazın sistem tarafından tanınmasını (Ready olmasını) engeller.
Özet
Teknolojik gelişmeler sayesinde daha küçük boyutlara terabaytlarca veri depolayabiliyoruz. Ancak yüksek kapasite elde edilirken cihazların fiziksel ve mekanik toleranslarından feragat edilmiştir.
Eski diskler malzeme kalitesi, geniş sektör alanları ve yüksek kafa uçuş mesafesi sayesinde fiziksel hasarlara karşı direnç gösterebiliyordu. Yeni nesil disklerde ise en ufak bir yüzey çiziği veya kafa yıpranması diski tamamen kullanım dışı bırakabilmektedir. Bu hassas yapı nedeniyle, modern depolama birimlerinde yedekli çalışmak kritik bir zorunluluktur. www.bamer.net İletişim: 0224 234 28 39 - 0533 316 28 39